| English | Türkçe |
| askew | (z). eğri olarak, çarpık bir şekilde.... |
|
| man | (ünlem), (argo) (şaşkınlık, zevk, onay gösterir): Hey,man! Man, what a gamel; (konuşmada bir anlamı olmadan boşlukları... |
|
| backdrop | (i). sahnede arka perde.... |
|
| undertaker | i. müteahhit, üstenci; bir işe girişen kimse.... |
|
| udi | kıs. Unilateral Declaration of Independence.... |
|
| prolate | s., geom. iki ucu kabarık (sferoid), yumurta şeklindeki; uzanmış, uzatılmış.... |
|
| euphuism | (i.) dilde aşırı yapmacık, yazıda aşırı süslü üslup. euphuist (i.) yapmacık bir dille yazan veya konuşan kimse. euphuis'... |
|
| impassible | s. hissiz, duygusuz; ağrı duymaz; ıstıraba maruz olmayan.... |
|
| bilestone | i. safra kesesinde meydana gelen taş, safra tası.... |
|
| ipsedixit | Lat Kendisi söyledi bir delile dayanmayan söz veya ifade |
|