 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | wive | f., (eski) evlenmek, karı almak; kadınla evlendirmek.... |
| | impress | f., i. zorla askere almak, zorla bahriye tayfası yapmak; istimlak etmek; i. zorla alma; istimlak impressment i. zorla... |
| | cowhide | (i)., (f). inek derisi; (f). dövmek.... |
| | mask | i. maske; alçı veya balmumundan yapılmış yüz kalıbı; maskeli kimse; ask. bir bataryayı veya askeri harekâtı düşman göz... |
| | flourish | (f)., (i). serpilmek, gelişmek, büyümek, neşvünema bulmak, inkişaf etmek; başarı kazanmak, muvaffak olmak, zenginleşme... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | tortusuz | clear. free of sediment.... |
| | patinaj | ice skating. skidding. slipping. break-away.... |
| | bone | The hard tissue that provides structural support to the body, It is primarily composed of hydroxyapatite crystals and co... |
| | krepdöşin | crepe de chine.... |
| | kaptan | captain. shipmaster. master. skipper. the old man. old man.... |
|
|
|
 |
|
 |
|