eniyisozluk.com

ç ğ ı ö ş ü

Sonuçlar

English Türkçe
1-fortune (i). talih, baht; rastlantı, tesadüf; uğur; şans; kader, kaza, kısmet; servet, çok para. fortune hunter bilhassa evlenme yolu ile zengin olmak isteyen kimse, servet avcısı. fortuneteller (i). falcı. fortunetelling (i). falcılık. make a fortune zengin olmak, servet yapmak. soldier of fortune kiralık asker. tell one's fortune bir kimsenin falına bakmak. try one's fortune şansını denemek.



  Son aradıklarım / My last searchs
  Son arananlar / Last searchs
ALAYTr > Eng21:03:02
oto tamırEng > Tr17:23:48
kamılEng > Tr13:18:35
takdir etmekTr > Eng16:34:56
hakkını vermekTr > Eng16:34:34
uzatmakTr > Eng16:33:09
işbirliğiTr > Eng16:29:37
possibleEng > Tr16:27:04
possibilitiesEng > Tr16:26:31
ihtimalEng > Tr16:26:07
  En çok arananlar / Hit searchs
barışmak istiyorumTr >> Eng1
barışmak istiyorumEng >> Tr1
LOVEEng >> Tr1
I LOVE YOUEng >> Tr1
youEng >> Tr1
senTr >> Eng1
theEng >> Tr1
mantarTr >> Eng1
mankeyEng >> Tr1
ballEng >> Tr1



English Türkçe
windowshop f. vitrin gezmek....

further s z, f ötedeki, uzaktaki, daha uzak; ilave olunan; (Further çogun lukla miktar ve derece, farther ise mesafe için kul...

prosecute f. bitirmeye çalışmak, ilerletmek, ileri götürmek; huk. aleyhine dava açmak, kanuni yollarla elde etmeye çalışmak, ka...

hussy i. adı çıkmış kadın, aşüfte; civelek kız; İng. dikiş kutusu....

casus belli (Lat). savaşı gerektiren olay....

sphygmograph i. nabızölçer....

commitment (i). vaat, taahhut; kesin karar; teslim etme, teslim olma; bağlantı; havale; irtikap, (suç) işleme; (huk). birinin hapis...

gladden f. sevindirmek; sevinmek....

helioscope (i). gözlere zarar vermeden güneşi incelemek için kullanılan araç....

rummer büyücek içki bardağı

TürkçeEnglish
ask To require, demand, claim, or expect, whether by way of remuneration or return, or as a matter of necessity; as, what pr...

santim centimetre. centime....

matem bereavement. mourning yas....

keskinlik sharpness. keenness. pungency....

yergi diatribe. lampoon. satire....

sertleştirici hardener. stiffener....

çarpılan multiplicand. multiplicand....

nefes breath. puff. air. exhalation. gasp. respiration. wind....

salı tues. tuesday....

yeryüzü earth ground surface map world