| Son aradıklarım / My last searchs |
|
|
|
| English | Türkçe | | windowshop | f. vitrin gezmek.... |
| | further | s z, f ötedeki, uzaktaki, daha uzak; ilave olunan; (Further çogun lukla miktar ve derece, farther ise mesafe için kul... |
| | prosecute | f. bitirmeye çalışmak, ilerletmek, ileri götürmek; huk. aleyhine dava açmak, kanuni yollarla elde etmeye çalışmak, ka... |
| | hussy | i. adı çıkmış kadın, aşüfte; civelek kız; İng. dikiş kutusu.... |
| | casus belli | (Lat). savaşı gerektiren olay.... |
| | sphygmograph | i. nabızölçer.... |
| | commitment | (i). vaat, taahhut; kesin karar; teslim etme, teslim olma; bağlantı; havale; irtikap, (suç) işleme; (huk). birinin hapis... |
| | gladden | f. sevindirmek; sevinmek.... |
| | helioscope | (i). gözlere zarar vermeden güneşi incelemek için kullanılan araç.... |
| | rummer | büyücek içki bardağı |
|
|
| Türkçe | English | | ask | To require, demand, claim, or expect, whether by way of remuneration or return, or as a matter of necessity; as, what pr... |
| | santim | centimetre. centime.... |
| | matem | bereavement. mourning yas.... |
| | keskinlik | sharpness. keenness. pungency.... |
| | yergi | diatribe. lampoon. satire.... |
| | sertleştirici | hardener. stiffener.... |
| | çarpılan | multiplicand. multiplicand.... |
| | nefes | breath. puff. air. exhalation. gasp. respiration. wind.... |
| | salı | tues. tuesday.... |
| | yeryüzü | earth ground surface map world |
|
|
|