| English | Türkçe | | 1-forth | (z). ileri, dışarı, dışarıya doğru. and so forth ve saire, ve başkaları. back and forth ileri geri. bring forth doğurmak; meydana getirmek, hasıl etmek, çıkarmak. from this time forth bundan böyle, bundan sonra. | | 2-forthright | (s)., (z). doğru, açık; içten, samimi; (z). doğru; hemen, derhal. | | 3-forthcoming | (s)., (i). yakında çıkacak, gelecek; hazır, mevcut; (i). geliş, varış. | | 4-forthwith | (z). hemen, derhal. |
|