| English | Türkçe |
| crane | (f). vinç ile kaldırmak; turna gibi boynunu uzatmak.... |
|
| longshoreman | i. gemi yükletme ve boşaltma gibi liman işlerinde kullanılan işçi.... |
|
| professional | s., i. mesleğe ait, mesleki; ustalıklı; meslek sahibi olan; profesyonel; i. profesyonel kimse. profession- ally z. ... |
|
| mastodon | i. yalnız fosili bulunan mamuta benzer fil.... |
|
| compromise | (i)., (f). uzlaşma, uyuşma; bazı şeylerden fedakârlık ederek varılan anlaşma zemini; (f). uzlaştırmak, bazı şeylerden fe... |
|
| ralline | s., zool. su tavuğuna özgü.... |
|
| cause | (f). sebep olmak, sebebiyet vermek; doğurmak, tevlit etmek; netice meydana getirmek. causable (s). bir sebebin netices... |
|
| doghouse | (i). köpek kulübesi. in the doghouse (A.B.D.)., k.dili gözden düşmüş.... |
|
| submerse | f. suya batırmak; su ile kaplamak. submersible s. su altında kalabilir. submersion i. su altında bırakma, batırma, bat... |
|
| circumfluent, circumfluous | birbirinin etrafında akan etrafı su ile çevrilmiş |
|