eniyisozluk.com

ç ğ ı ö ş ü

Sonuçlar

English Türkçe
1-floating (s). yüzen; bağlı olmayan; gezici, seyyar, sabit olmayan; değişen. floating anchor (bak). sea anchor. floating bridge yüzen köprü dubalı köprü. floating capital (tic). döner sermaye. floating debt gayri muntazam borç. floating derrick (den). gezer maçuna. floating dock yüzer havuz. floating dredge dubalı tarak. floating island yüzen toprak parçası; üzerinde yer yer yumurtalı köpük olan bir çeşit krema. floating kidney (tıb). yer değiştiren böbrek. floating light fener dubası, fener gemisi, fenerli şamandıra. floating population gelip geçici ahali, gayri sabit nüfus. floating trade deniz ticareti.



  Son aradıklarım / My last searchs
  Son arananlar / Last searchs
latterEng > Tr00:52:32
filing claimsEng > Tr00:03:32
debitEng > Tr23:49:23
indebtednessEng > Tr23:49:14
debit indebtednEng > Tr23:49:09
information letEng > Tr23:08:54
treasury enterpEng > Tr23:02:53
SEKSEng > Tr16:25:04
englisTr > Eng16:23:16
ıspanakzadeEng > Tr23:27:37
  En çok arananlar / Hit searchs
barışmak istiyorumTr >> Eng1
barışmak istiyorumEng >> Tr1
LOVEEng >> Tr1
I LOVE YOUEng >> Tr1
youEng >> Tr1
senTr >> Eng1
theEng >> Tr1
mantarTr >> Eng1
mankeyEng >> Tr1
ballEng >> Tr1



English Türkçe
geminate s. çift olarak bulunan....

hms (kıs). His veya Her Majesty's Service, His veya Her Majesty's Ship....

misadvise f. yanlış öğüt veya bilgi vermek....

sonometer i. ses ölçen cihaz, sonometre....

violable s. bozulması mümkün; tecavüz edilebilir....

versed s., in ile tecrübeli, bilgili; hünerli, marifetli, usta....

poke f. dürtmek, saplamak, dirsek vurmak; uzatmak, sokmak; dolaşıp bir şey araştırmak; karıştırmak; aylak aylak dolaşmak; ağ...

deck (f). donatmak, süslemek. deck out donatmak, süslemek....

forfeiture (i). ceza olarak kaybetme....

uncivilized medeniyetsiz insan girmemiş vahşi The children think it's uncivilized to get up early Erken kalkmak çocukların işine gelmez

TürkçeEnglish
keten linen. flaxen. linen. flax....

analitik analytic. analytical....

festival From Latin, joyful Another way of describing a Feast Day....

savaşmak fight. make war. war. battle. fight a battle. struggle. campaign. conflict. contend. strive against. strive with. wage w...

ayartma enticement....

fotoroman photonovel....

düğümlü knotted. tied in knots. nodular....

mamut mammoth....

dair about. regarding. concerning. relating to. on....

zamklı glued pasted held together with glue or paste gummed gluey gummy