eniyisozluk.com

ç ğ ı ö ş ü

Sonuçlar

English Türkçe
1-first (s)., (i)., (z). ilk, birinci, baş, en büyuk; (i). başlangıç; baş yer, birincilik; (müz). en tiz ses; birinci mal; ayın ilk günü; (z). evvelâ, ilk önce, başta, en ileride; ilk defa olarak; ondan evvel. firsts (i). en iyi kalite eşya. first edition ilk baskı. first aid (tıb). ilk yardım. first aidedecamp baş yaver. first and foremost ilk önce, en başta. first and last ilk ve son, her şeyi hesaba katarak, umumiyet itibariyle. firstborn (i).,(s). ilk çocuk; (s). ilk doğan. first base başarının başlangıcı. First Cause ilk neden, Cenabı Hak. first class (s)., (z). birinci sınıfa ait; birinci sınıftan, mükemmel, âIâ; adi mektup cinsinden; (z). birinci mevki ile. first cost maliyet fiyatı. First Day pazar günü. firstday cover ilk gün satışa çıkarılan yeni pulla pullanmış zarf. first floor zemin kat; (ing). birinci kat. first form (bak). form. first fruits ilk sonuç, ilk hasılât. firsthand (z)., (s). doğrudan doğruya, vasıtasız olarak, aracı olmadan; (s). dolaysız. first lady cumhurbaşkanının karısı. first lieutenant (ask). üsteğmen. first mate (den). kaptan yardımcısı. first mortgage ipotek, birinci derecede ipotek. first name isim, ad. first night gala temsili, açılış gecesi. first offender ilk defa sabıkalı olan kimse. first person birinci tekil veya çoğul şahıs (ben, biz). first or last er geç. first papers (A.B.D). vatandaşlığa kabul için yapılan ilk müracaat. firstrate (s). mükemmel, birinci sınıf. first water en yüksek kalite (mücevher). at first ilk önce, evvelce. from the first baştan itibaren. the first two baştan itibaren ilk ikisi, birinci gelen iki (kimse veya şey).
2-firstling (i). ilk sonuç; ilk doğan çocuk.
3-firstly (z). evvela, ilk olarak, ilkin.



  Son aradıklarım / My last searchs
  Son arananlar / Last searchs
latterEng > Tr00:52:32
filing claimsEng > Tr00:03:32
debitEng > Tr23:49:23
indebtednessEng > Tr23:49:14
debit indebtednEng > Tr23:49:09
information letEng > Tr23:08:54
treasury enterpEng > Tr23:02:53
SEKSEng > Tr16:25:04
englisTr > Eng16:23:16
ıspanakzadeEng > Tr23:27:37
  En çok arananlar / Hit searchs
barışmak istiyorumTr >> Eng1
barışmak istiyorumEng >> Tr1
LOVEEng >> Tr1
I LOVE YOUEng >> Tr1
youEng >> Tr1
senTr >> Eng1
theEng >> Tr1
mantarTr >> Eng1
mankeyEng >> Tr1
ballEng >> Tr1



English Türkçe
anemoscope (i)., meteor. yelkovan , rüzgar pusulası, rüzgârın yönünü veya varlığını gösteren araç....

revolute s., bot. geriye veya aşağıya doğru kıvrılmış (yaprak kenarları)....

fed (bak). feed....

tavern i. taverna, meyhane; han....

sprue i. döküm deliği kalıba erimiş maden akıtmaya mahsus delik; cüruf....

lark (f.), (i.) cümbüş yapmak, eğlenmek; takılmak, şaka etmek; (i.) şaka, eğlence, eğlenti, cümbüş....

lighter i., f. mavna, salapurya; f. mavna ile yük taşımak. lighterage i. mavna ücreti; mavnaya yükleme....

multinomial s., mat. çok terimli....

whatsoever s., zam. ne, hangi; zam. bütünü, hepsi....

troposphere troposfer

TürkçeEnglish
zebra Either one of two species of South African wild horses remarkable for having the body white or yellowish white, and cons...

şefkatsiz hard....

sure Free from danger; safe; secure....

koreograf Choreographer....

gondolcu gondolier....

kimono kimono....

peştamal waist cloth....

affedilmek to be forgiven. to be pardoned....

anatomik anatomic....

perakende retail