eniyisozluk.com

ç ğ ı ö ş ü

Sonuçlar

English Türkçe
1-finger (i)., (f). parmak; parmak gibi şey; parmak boyu; (A.B.D). alkol ölçüsü; (f). parmakla dokunmak, el sürmek, parmakların arasına alıp oynamak, ellemek; çalmak, aşırmak; (A.B.D)., argo ele vermek; parmaklarla ince iş yapmak; (müz). parmakla çalgı çalmak, notaların hangi parmakla çalınacağını göstermek. fingerboard (i). keman veya ut sapı; piyano klavyesi. finger bowl sofrada parmak yıkayacak kap, el tası. finger post yön belirtmek için yol ağızlarına dikilen parmak şeklindeki levha. finger painting ıslak kâğıt üzerine parmaklar ve elin bütünü ile desenli resim yapma. fingerprint (i). parmak izi. finger tip parmak ucu. burn one's fingers bir kimsenin işine karışıp kendi başınaa dert açmak. get one's fingers on kapmak, el atmak. have a finger in the pie iştirak etmek, katılmak, çorbada tuzu bulunmak, işe karışmak. have at one's finger tips çok iyi bilmek. Iet slip through one's fingers elinden kaçırmak. My fingers itch to do it. Bu işi yapmak için sabırsızlanıyorum. şu işi bir an evvel yapsam. put one's finger on bulmak, doğru olarak gösterebilmek. put the finger on suç ortağını polise haber vermek, soyulacak evi seçmek; kurbanını seçmek. to the finger tips tırnaklarının ucuna kadar, tamamen. twist around one's little finger parmağının ucunda oynatmak.
2-fingering (i). parmakla dokunma, yoklama; (müz). parmakları kullanma usulü.
3-fingerling (i). parmak büyüklüğünde balık yavrusu.



  Son aradıklarım / My last searchs
  Son arananlar / Last searchs
ilginçEng > Tr10:05:21
özellikleTr > Eng12:36:07
duygusallıkTr > Eng12:27:30
şüğEng > Tr16:44:50
ALİŞEng > Tr16:44:07
ğıöüçğıöşEng > Tr16:43:00
skullcapEng > Tr15:32:56
force majorEng > Tr12:50:24
forcemajorEng > Tr12:50:16
paskalEng > Tr12:33:59
  En çok arananlar / Hit searchs
barışmak istiyorumTr >> Eng1
barışmak istiyorumEng >> Tr1
LOVEEng >> Tr1
I LOVE YOUEng >> Tr1
youEng >> Tr1
senTr >> Eng1
theEng >> Tr1
mantarTr >> Eng1
mankeyEng >> Tr1
ballEng >> Tr1



English Türkçe
tit i. vuruş; yumruk. tit for tat yumruğa yumruk, misli ile mukabele, kısasa kısas....

cafeteria (i). kafeterya....

congruity (i). uygunluk, uyum; (mat). benzeşim....

panther i. panter, pars, kaplan familyasından yırtıcı bir hayvan....

halter (i.), (f.) yular; boyundan askılı ve sırtı açık bir çeşit kolsuz kadın bulüzü; idam ipi; (f.) yular takmak; yular taka...

tilt i. araba veya kayık tentesi....

buncombe, bunkum i., k.dili boş laf, palavra....

genro i. Japonya'da eskiden toplanan emekli devlet adamları heyeti....

refection (i.) hafif kahvaltı....

outwear daha fazla dayanmak yıpranmak tüketmek

TürkçeEnglish
kulak tıkacı earplug....

seçilmiş select. selected. chosen. elective. picked. recherche....

başarılı olmak click. prosper. thrive....

format The size or shape of a negative or print The term usually refers to a particular film size, for example 35mm format, but...

kelepir a bargain. a steal. a very good buy. dirt-cheap. very cheap. bon marché. chance bargain. chance purchase. golden opportu...

İtalya italia....

ürperti quiver. shudder....

incelik thinness. fineness. slimness. refinement. finesse. delicacy. tact. subtility. touch. politeness. civility. courtesy. dai...

intizar expectation. cursing....

cihannüma gazebo