| English | Türkçe |
| disencumber | (f). yük veya sıkıntıdan kurtarmak.... |
|
| tinsmith | i. tenekeci.... |
|
| menthol | i., kim. mantol, nane ruhundan çıkarılan ıtırlı bir madde. mentholated s. mantollü.... |
|
| remonstrant | s., i. sitemli, protesto eden; i. şikâyet eden kimse, protesto eden kimse.... |
|
| escrow | (i.), (huk.) belli şartlar karşılanıncaya kadar malın üçüncü bir şahsın kontrolü altında tutulması. Esculapian (bak.) Ae... |
|
| grassland | (i.) otlak .... |
|
| decease | (f). öIüm, öIme, vefat; (f). öImek. the deceased merhum, rahmetli.... |
|
| lob | f. (-bed,- bing) i. ağır ağır atmak; tenis kortunun arka tarafına düşsün diye topu havaya vurmak; (kriket) topu aşağıd... |
|
| oversight | i. yanlış, kusur; göze tim, idare.... |
|
| bolometer | fiz bolometre çok az miktarda radyasyon enerjisini ölcebilen elektrikli alet |
|