 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | drop | (f). (ped veya -t, ping) damlatmak; elinden bırakıp düşürmek; serpmek; yol vermek, salıvermek, bırakmak; yazıda, örgüde... |
| | beeswing | i. bekletilmiş şaraplann üzerinde meydana gelen ince tabaka halindeki kaymak.... |
| | resume | f. eski halini almak; yeniden başlamak veya devam etmek; geri almak: yeniden kullanmaya başlamak.... |
| | indignant | s. hiddetlenmiş, kızmış. indignantly z. hiddetle, kızgınlıkla.... |
| | wild | s., i. yabani, yabanıl, vahşi; çılgın, deli gibi; arsız, terbiyesiz; hoyrat; zırzop; savruk; dönek, güvenilmez; hiddet... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | kablolu | funicular.... |
| | devamlılık | continuity. permanence. permanency. durability. progression. regularity. endlessness. lastingness. persistence.... |
| | tezyit | increase. act of increasing.... |
| | neon | neon.... |
| | anagram | Literally, the letters of a word read backwards, but in its usual wider sense, the change or one word or phrase into ano... |
|
|
|
 |
|
 |
|