| English | Türkçe |
| snarlup | i. trafiğin tıkanması, karışıklık.... |
|
| astarte | (i). Fenikelilerin aşk ilâhesi, Kibele.... |
|
| braggadocio | i. palavra; palavracı kimse.... |
|
| uneventful | s. hadisesiz, olaysız; sessiz. uneventfully z. hadise olmadan.... |
|
| trench | f., i. içine veya etrafına hendek veya siper kazmak; kirizma yapmak; siper kazmak; tecavüz etmek; i. çukur, hendek; s... |
|
| belles-lettres | i.,çoğ., Fr. edebiyat, gökçe yazın; güzel sanatların bir kolu olarak edebiyat; edebiyatın seçme örnekleri.... |
|
| tamarisk | i. Ilgın, bot. Tamarix.... |
|
| traipse | f., k.dili dolaşmak, başıboş gezmek.... |
|
| aesculapian | (s). eski Roma tıp tanrısına ait; tıp mesleğine ait aesthetic, aesthetical bak esthetic, esthetical aestival ... |
|
| trot | ted ting tırıs gitmek koşmak hızlı yürümek: tırıs: hızlı gidiş koşuş: dili yabancı dil derslerinde gizli olarak kullanılan tercüme kitabı: çoğ dili ishal trot out dili göze girmek için bir şey göstermek trot'ter tırıs giden koşu atı dili paça |
|