| English | Türkçe | | mill | i. doların binde biri, sentin onda biri.... |
| | personify | f. canlandırmak, şahıslandırmak, şahsiyet vermek; tecessüm ettirmek, cisimlendirmek. personifica'tion i. şahıslandırma... |
| | scission | i. kesme, kesilme, bölme, bölünme.... |
| | colony | (i). bir başka memlekette yerleşip ana vatana bağlı bir sömürge kurmak için harekete geçen grup; böyle bir grubun yerleş... |
| | crotchet | (i). ufak çengel; garip bir merak, tutku delilik. crotchety (s). ters, tuhaf, acayip, meraklı, deli.... |
| | dicephalous | (s). iki başlı.... |
| | discriminating | (s). fark eden, ayıran, tefrikeden; zevk sahibi olan, anlayarak takdir eden, görüş sahibi olan.... |
| | landscape | (i.) kır manzarası, peyzaj. landscape architect bahçe mimarı. land scape gardener bahçeyi düzenleyen kimse.... |
| | broom | i. saplı süpürge; katır tırnağı bot. Genista scoparia. butcher's broom Yalova mercam; tavşan memesi, yaban mersini, bot.... |
| | shortwinded | nefes darlığı olan tıknefes |
|
|