| English | Türkçe | | unreserved | s. sınırlanmamış; açık sözlü, samimi, çekinmesiz; şartsız.... |
| | recitative | (i.), (müz.) konuşur gibi okunan güfte veya makam, reçitatif.... |
| | misdoubt | f., i., eski şüphe etmek; korkmak; i. şüphe; korku.... |
| | cringe | (f). korkuyla çömelmek, sinmek; yaltaklanmak.... |
| | guidon | (i.) tabur sancağı.... |
| | countryman | (i). vatandaş, hemşeri; taşralı.... |
| | antinomian | (s)., (i). ahlâk kurallarına karşı gelen (kimse). antinomianism (i). ahlâk kurallarına karşı gelme,... |
| | undulation | i. dalgalanma; dalga şekli; dalga; müz. titreşim, titreme.... |
| | fan | (i). yelpaze; pervane, pervane kanadı;vantilatör; yelpaze şeklindeki herhangi bir şey,yeldeğirmeninin iri kanatlarını rü... |
| | leprosy | cüzam miskin hastalığı |
|
|