| English | Türkçe | | flabby | (s). sarkık, yumuşak, gevşek; zayıf, iradesiz.... |
| | handgrip | (i.) elle yakalama veya kavma; (çoğ.) göğüs göğüse çatışma.... |
| | mine | i. maden, maden ocağı; lağım; hazine, memba; ask. mayın, sabit torpil. mine detector mayın detektörü.... |
| | concurrence | (i). uygun görme, muvafakat; aynı anda vaki oluş; aynı noktaya doğru ilerleyiş. concurrent (s). aynı zamanda vaki olan... |
| | freeman | (i). köle olmayan kimse; hür adam.... |
| | sol | i. güneş; eski Romalıların güneş tanrısı.... |
| | scrabble | f., i. tırmalamak, tırmalanmak; düzensiz bir şeyler yazmak, karalamak; up( ile) acele ile toplamak; i. tırmıklama, tırma... |
| | don | (f). (ned, ning) giymek, giyinmek.... |
| | apparel | (i)., (f). esvap, elbise, kıyafet, kılık, kisve: (f). giydirmek, donatmak, teçhiz etmek.... |
| | cardinalate | kardinallik makamı kardinaller zümresi |
|
|