| English | Türkçe |
| elemental | s. esasa ait, esas, ana, temel, başlıca; basit, ilkel; tabiat kuvvetleri ne ait; kim bileşik olmayan; saf, halis. elem... |
|
| kinsman | (çoğ. -men) i. erkek akraba.... |
|
| carry | (f). taşımak; nakletmek; götürmek; çekmek; sürüklemek; -e hamile olmak; desteğini kazanmak; zaptetmek; satışa arzetmek; ... |
|
| tricktrack | i. tavla oyunu.... |
|
| brioche | i., Fr. paskalya çöreği hamuru ile yapılmış tatlı çörek.... |
|
| eton | (i.) ingiltere de bir kasaba ve bir özel okul. Etoncollar ceket yakası üzerine dönen geniş ve sert bir çeşit gömlek yaka... |
|
| kentledge | i., den. safra olarak gemide daimi duran demir külçe.... |
|
| tankard | i. kapaklı büyük içki maşrapası.... |
|
| carpet | (i). halı, kilim, keçe; halı gibi bir örtü meydana getiren herhangi bir şey. carpet beetle güve gibi yün yiyen bir böcek... |
|
| philter , philtre | aşk iksiri karşısındakinde aşk uyandırmak gayesiyle içirilen tılsımlı içki aşk iksiri içirmek |
|