 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | meager | s. yetersiz, eksik, az; bereketsiz, mahsulsüz, kuru, yavan, tatsız; zayıf. meagerly z. yetersizce; fena, kusurlu olarak... |
| | contumacy | (i). hor görürcesine itaatsizlik; serkeşlik; inat, inatçılık.... |
| | florin | (i). on dokuzuncu yüzyıla mahsus gümüş. Avusturya parası; iki şilin kıymetinde ingiliz parası; Hollanda'da kullanılan ma... |
| | beatitude | (i). mutlak saadet, uhrevi saadet. the Beatitudes Hz isa'nın Matta incilinde geçen sözleri.... |
| | pleat | i., f. pli, plise; f. pli yapmak. plea'ter i. pli yapan şey veya kimse.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | eş | companion. consort. double. equal. husband. image. match. partner. peer. spouse. wife.... |
| | bandrol | Same as Banderole.... |
| | uzaklık | displacement. distance.... |
| | çubuk | bar. gad. pipe. ramrod. stripe. switch. staff. stick shoot. twig. fillet. tube. rib. strip. batten. bead. yard. beam. bo... |
| | cildiye | dermatology.... |
|
|
|
 |
|
 |
|