eniyisozluk.com

ç ğ ı ö ş ü

Sonuçlar

English Türkçe
1-exempt (s.), (i.), (f.) bağışık, muaf, ayrı tutulan, müstesna; (i.) muaf olan kimse, mükellef olmayan kimse: (f.) muaf tutmak, bağışıklık tanımak; hariç tutmak, istisna etmek. exemption (i.) muafiyet, bağışıklık, ayrı tutma,ayrılık, istisna etme.



  Son aradıklarım / My last searchs
  Son arananlar / Last searchs
latterEng > Tr00:52:32
filing claimsEng > Tr00:03:32
debitEng > Tr23:49:23
indebtednessEng > Tr23:49:14
debit indebtednEng > Tr23:49:09
information letEng > Tr23:08:54
treasury enterpEng > Tr23:02:53
SEKSEng > Tr16:25:04
englisTr > Eng16:23:16
ıspanakzadeEng > Tr23:27:37
  En çok arananlar / Hit searchs
barışmak istiyorumTr >> Eng1
barışmak istiyorumEng >> Tr1
LOVEEng >> Tr1
I LOVE YOUEng >> Tr1
youEng >> Tr1
senTr >> Eng1
theEng >> Tr1
mantarTr >> Eng1
mankeyEng >> Tr1
ballEng >> Tr1



English Türkçe
bluegrass i. bir cins çayır otu, bot. Poa; at yetiştirme mıntıkası....

irreproachable (s.) kusur bulunamaz, aleyhinde söylenecek bir şey olmayan. irreproachableness (i.) kusursuzluk irreproachably (z.) kusu...

pubic s., anat. kasık kemiğine ait. pubic arch iki kasık kemiğinin teşkil ettiği kemer....

burnt bak. burn; s. yanık, yanmış. burnt offering tanrılara kurban edilmek üzere yakılan hayvan. burnt orange kırmızımsı sarı ...

gap i f (ped, ping) yarık, rahne; geçit; aralık, fasıla; açıklık, ayrılık; f yol açmak, yarmak, aralık meydana getirmek...

russet s., i. koyu kırmızı; kuru yaprak renginde; i. koyu kırmızı veya kuru yaprak rengi; bu renk kumaş veya giysi. russet a...

peerless s. emsalsiz, eşsiz. peerlessly z. emsalsizce. peerlessness i. emsalsiz oluş....

broadside i., den. borda; borda ateşi: geniş taraf: kötü muamele: eskiden halka dağıtılan bir yanı basılmış el ilanı....

colossus of rhodes dünyanın yedi harikasından biri sayılan Apollo'nun Rodos'daki efsanevi bronz heykeli....

herpes tıb kabırcıklar hâsıl eden bir deri iltihabı uçuk herpes zoster tıb zona herpet'ic uçuk gibi uçuğa benzer

TürkçeEnglish
guru A spiritual teacher....

met That two replacing radicals, in the benzene nucleus, occupy the relative positions of 1 and 3, 2 and 4, 3 and 5, 4 and 6...

rahim matrix. womb....

terminal A computer input/output device which allows a person to interactively communicate with the computer Most terminals have ...

nesiç tissue. texture. fabric. grain....

kaynata father-in-law....

örgün eğitim formal education....

kayboluş disappearance. loss....

partner a person's partner in marriage. an associate who works with others toward a common goal; 'partners in crime'. a person w...

batı west western