| English | Türkçe | | closet | (i)., (s)., (f). küçük oda, bölme; hücre; tuvalet, hela, apteshane; (s). özel, şahsi; gizli, mahrem; uygulanma kabiliyet... |
| | distil | (f). (tilled, tilling) imbikten çekmek, taktir etmek, damıtmak; damlamak, süzülmek, imbikten çekilmek; bir fikrin özün... |
| | debauchery | (i). sefahat, ayyaşlık, uçarılık.... |
| | crosscurrents | (i). zıt akımlar.... |
| | ingot | i. külçe.... |
| | freightage | (i). navlun, nakliye ücreti: yük, eşya; yük nakletme.... |
| | supportable | s. çekilir, tahammül edilebilir; ispat edilebilir.... |
| | complaisance | (i). hoşgörü, müsamaha, göz yumma. complai'sant (s). müsamahakâr, hoşgörü sahibi.... |
| | insectival | s. haşarat cinsinden, haşarattan ibaret.... |
| | quadruplex | dört katlı çift yönlü telgraf sistemine ait telgraf sisteminde gönderici alet |
|
|