| English | Türkçe | | 1-exceptional | (s.) müstesna, istisnai, ender, fevkalade. exceptionally (z.) müstesna olarak, fevkalade. | | 2-except,- ing | (edat), (bağ.) -den gayri, -den başka, hariç; (bağ.) yoksa, meğerki, olmadıkça, etmezse. not excepting dahil. always excepting -den gayri, hariç. exceptfor olmasaydı; hariç. | | 3-exception | (i.) istisna; (huk.) mahkemenin ara kararlarına itiraz. take exceptionto itiraz etmek, kabul etmemek; gücenmek. The exception proves the rule. istisna kuralı bozmaz. (Asıl anlamı: istisna kuralı bozar). without exception ayrım yapmaksızın, istisnasız with the exception of hariç tutulursa, istisnasıyla. | | 4-except | (f.) saymamak, hariç tutmak, ayrı tutmak; karşı çıkmak, itiraz etmek. | | 5-exceptionable | (s.) itiraz olunabilir, yakışık almaz, makbul olmayan. |
|