| English | Türkçe | | scuttle | f., i. hızla koşmak, seğirtmek; i. seğirtme, acele gitme.... |
| | hardearned | (s.) güç kazanılmış, alın teriyle kazanılmış.... |
| | pinkeye | i., tıb.bulaşıcı.... |
| | unkind | s. şefkatsiz, hatır kıran; zalim, sert. unkindly z. sertçe, şefkatsizce. unkindness i. şefkatsizlik.... |
| | usance | i. yabancı tahvillerin ödenme vadesi; yabancı yerlere çekilen poliçelerin tedavül müddeti.... |
| | virulent | s. çok zehirli, çok tehlikeli, öldürücü; çok kötücül; kin hissini kötülükle belirten. virulence, -cy i. çok zehirlilik... |
| | locality | i. yer, mevki, mahal, mevzi, mekan; bir şeyin bulunduğu yer.... |
| | trueborn | s. doğuştan, hakiki.... |
| | dear | (i)., (s). sevgili; (s). aziz; sevgili; samimi; pahalı. dear John azizim John; bir kızın nişanlısına yazdığı ayrılma me... |
| | hardhearted | katı yürekli kalpsiz merhametsiz |
|
|