eniyisozluk.com

ç ğ ı ö ş ü

Sonuçlar




  Son aradıklarım / My last searchs
  Son arananlar / Last searchs
HİGHEng > Tr22:55:30
lowEng > Tr22:35:28
urselfEng > Tr09:33:26
FAKEEng > Tr20:05:33
poşibilitiesEng > Tr09:10:23
ÇĞIEng > Tr09:09:51
ALAYTr > Eng21:03:02
oto tamırEng > Tr17:23:48
kamılEng > Tr13:18:35
takdir etmekTr > Eng16:34:56
  En çok arananlar / Hit searchs
barışmak istiyorumTr >> Eng1
barışmak istiyorumEng >> Tr1
LOVEEng >> Tr1
I LOVE YOUEng >> Tr1
youEng >> Tr1
senTr >> Eng1
theEng >> Tr1
mantarTr >> Eng1
mankeyEng >> Tr1
ballEng >> Tr1



English Türkçe
sole s. tek, yalnız, biricik, yegâne, başlı başına; huk. evlenmemiş, bekâr. solely z. yalnız, ancak, sadece....

warm f. ısıtmak, kızdırmak; ısınmak, kızmak; teşvik etmek, teşvik olunmak .warm to veya toward şevkle sarılmak. warm up ıs...

join f., i. katılmak (kulüp, parti); buluşmak; birleştirmek; birleşmek, bağlanmak, kavuşmak; bağlamak; izdivaçla birleştirmek...

crier (i). tellâl; seyyar satıcı. town crier tellâl....

defective (s). kusurlu, sakat, eksik, noksan; (gram). bazı çekim şekilleri kullanılmayan. defectively (z). kusurlu olarak, noksan...

velamen i. (çoğ. velamina) anat. zar; bot. yılanyastığı veya salep kökü üstündeki süngersi zar....

utilize , ing. utilise f. faydalı kılmak; kullanmak; yararlanmak, istifade etmek. utilizable s. kullanılır, yararlanılabilir. utiliza'tion i...

organology i. bitki ve hayvan organlarının yapı ve görevleriyle uğraşan biyoloji dalı....

crackbrained (s). saçma, acayip; kaçık....

estrange yabancılaştırmak uzaklaştırmak gayesinden uzaklaştırmak aralarını açmak soğutmak estranged ayrılmış ayrı yaşayan estrangement yabancılaşma yabancılaştırma kayıtsızlık bozuşma

TürkçeEnglish
grafit lead. graphite. black lead. plumbago....

bit yeniği catch....

yapayalnız lonely. lonesome. all alone. solitarily....

sığ shallow. shoaly. fordable....

otelcilik hotel management. operating a hotel. hotel business. hotel trade. hotelhood....

telif hakkı copyright. royalty....

ilmühaber certificate of proof. certifications. receipt....

ihbar tazminatı pay in lieu of notice. payment in lieu of notice....

limbo Hence: Any real or imaginary place of restraint or confinement; a prison; as, to put a man in limbo....

bacı elder sister sister