| English | Türkçe | | trombone | i., müz. trombon.... |
| | ataractic | (s)., (tıb). sakinleştirici, yatıştırıcı, huzur verici.... |
| | sequin | (i.) eski Venedik Cumhuriyetinin altın sikkesi; pul, payet.... |
| | except,- ing | (edat), (bağ.) -den gayri, -den başka, hariç; (bağ.) yoksa, meğerki, olmadıkça, etmezse. not excepting dahil. always exc... |
| | snag | i., f. (-ged, -ging) kırık dal; budak; uzun diş; kırık diş; su dibinde bulunan ve kayıklar için tehlikeli olan kök vey... |
| | springhead | i. pınar başı, memba, kaynak.... |
| | survey | i. mesaha, yüzölçümü, teftiş, tetkik, yoklama, muayene; mülâhaza, mütalaa; harita veya plan yapma.... |
| | uproar | i. gürültü, velvele, şamata.... |
| | name | i., f., s. ad, isim; nam, şöhret, ün; ünvan; kızgınlık belirten hitap şekli; şöhretli kimse; dış görünüş; Tanrının kuts... |
| | meet | uygun münasip yakışır |
|
|