 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | reproduce | f. kopya etmek, suret çıkarmak; tekrar meydana getirmek; yeniden hâsıl etmek; tekrar çıkarıp göstermek; biyol. doğurma... |
| | rant | (f.), (i.) ağız kalabalığı etmek, yüksekten atmak, büyük söz söylemek, atıp tutmak; (i.) ağız kalabalığı, abartmalı söz.... |
| | fall | (i). düşüş, düşme, sukut, iniş; sarkma;yıkılma, çökme, inkıraz; yağış; bir defada yağan yağmur miktarı, düşüş mesafesi, ... |
| | forewarn | (f). önceden ikaz etmek, uyarmak.... |
| | psephite | i., jeol. parça halinde kaya.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | zımnen | by implication. indirectly. tacitly. implicitly. impliedly.... |
| | geçişme | osmosis.... |
| | arapsaçı | woolly hair. tangled skein. skein. tangle. snarl. dogs dinner. elflock. spaghetti.... |
| | fa | Families Anonymous A self-help organization for families whose lives have been affected by the addiction of a family mem... |
| | yara | injury. wound. open sore. ulcer. laceration. gash. rent. tear. hurt. insult. lesion. trauma.... |
|
|
|
 |
|
 |
|