eniyisozluk.com

ç ğ ı ö ş ü

Sonuçlar

English Türkçe
1-earthly (s). dünyaya ait, dünyevî; imkân dahilinde, (k.dili) akla yatkın. of no earthly use hiç bir faydası olmayan, beş para etmez. earthlyminded (s). maddi fikirlere sahip, dünyevi fikirli .earthliness (i). dünyevî oluş, maddilik; imkan dahilinde oluş.
2-earth (2) (f) inine kaçırmak (tilki); inine kaçmak; (elek.) toprağa bağlamak.
3-earthling (i). yeryüzünde yaşayan kimse, fani kimse; kendini dünya işlerine vermiş kimse.
4-earthen (s). topraktan yapılmış, toprak.
5-earthborn (s). insanoğlu; fani, dünyevi.
6-earthy (s). topraktan ibaret, toprağa benzer, topraklı; kaba, incelikten yoksun.
7-earthworm (i). solucan, yer solucanı, (zool.) Lumbricus terrestris.
8-earthenware (i). çanak çömlek, toprak işi.
9-earthlight, earthshine (i). yeryüzünden yansıyıp ayın gölgede kalan kısımlarını aydınlatan ışık.
10-earthshaking (s). inançları kökünden sarsan, fikirleri altüst eden.
11-earthnut (i)., (ing.) Amerikan fıstığı, (bot.) Arachis; domuz elması; yermantarı,domalan.
12-earthwork (i)., (ask.) toprak tabyası, topraktan yapılan set, siper.
13-earth (1) (i). dünya yeryüzü, arz; toprak, kara, zemin; bu dünya; dünya halkı; (kim.) nadir toprak alkali metallerinden her biri; elektrik akımının devresini tamamlayan toprak. earth flax asbest. earth movement (jeol.) Dünya kabuğunun hareketi. earth science dünyanın oluşumunu ve özelliklerini inceleyen çeşitli ilimler. come down to earth hayal kurmaktan vazgeçmek, gerçekçi olmak. run to earth yakalayıncaya kadar kovalamak; buluncaya kadar aramak. scum of the earth ayaktakımı .Why on earth? Ne halt etmeye...? Acaba neden...?
14-earthbound (s). maddi; toprağa sıkıca bağlı.
15-earthquake (i). deprem, yer sarsıntısı, zelzele.



  Son aradıklarım / My last searchs
  Son arananlar / Last searchs
özellikleTr > Eng12:36:07
duygusallıkTr > Eng12:27:30
şüğEng > Tr16:44:50
ALİŞEng > Tr16:44:07
ğıöüçğıöşEng > Tr16:43:00
skullcapEng > Tr15:32:56
force majorEng > Tr12:50:24
forcemajorEng > Tr12:50:16
paskalEng > Tr12:33:59
ilginçTr > Eng02:16:51
  En çok arananlar / Hit searchs
barışmak istiyorumTr >> Eng1
barışmak istiyorumEng >> Tr1
LOVEEng >> Tr1
I LOVE YOUEng >> Tr1
youEng >> Tr1
senTr >> Eng1
theEng >> Tr1
mantarTr >> Eng1
mankeyEng >> Tr1
ballEng >> Tr1



English Türkçe
floret (i)., (bot). ayçiçeği ve nergis gibi bileşik çiçeklerin ortasındaki ufak çiçekçik....

anacreon (i). eski bir Yunan lirik sairi, Anakrion. Anacreon'tic (s)., ,şiir Anakrion'un lirik üslubuyla ilgili....

oblate (s.), (i.) manastır hayatına kendini adamış (kimse)....

stutter f., i. pepelemek, kekelemek; i. kekemelik, kekeleme....

sundowner i., k.dili. serseri kimse; Avustralya'da dilenci serseri; (argo) çok sıkı disiplinli gemi süvarisi....

nest i., f. yuva, aşiyan, kuş yuvası; hırsız yatağı; küme; iç içe konan irili ufaklı kutular takımı; f. yuva yapmak; yuvaya...

gene i., biyol. jen....

dowdy (s)., (i). derbeder, üstü başı dökülen; (i). acayip kıyafetli kimse, modaya aldırış etmeyen kadın; meyvalı pasta....

scalp i., f. kafatasını kaplayan deri; zafer alameti; k.dili alelacele yapılan alım satımlarda elde edilen kar; f. başın deris...

advertise ilân etmek bildirmek reklâmını yapmak advertisement ilân haber bildirme reklâm advertising agent reklâm ajansı

TürkçeEnglish
kendi kendine off one's own bat. by oneself. ex proprio vigore....

panel Formerly, a piece of cloth serving as a saddle; hence, a soft pad beneath a saddletree to prevent chafing....

peyda manifest. visible....

ret Resonance energy transfer....

değişme transition. alteration. changing. chopping. interchange. shift. switch. transmutation. turn. vicissitude....

ring To practice making music with bells....

yassı flat. level. splay. strap-shaped. smooth. pan. oblate....

potasyum nitrat potassium nitrate....

eğlenti entertainment. feast. party....

refakat companionship accompaniment