| English | Türkçe | | supercharge | f., i. kompresörle güçlendirmek; fazla yüklemek; i. fazla yük.... |
| | scientist | i. fen adamı, fen uzmanı; b.h. Christian Science kilisesinin inancını benimseyen kimse.... |
| | bld | kıs. boldface.... |
| | marten | i. zerdeva; zerdeva kürkü. beech marten sarı gerdanlı zerdeva. pine marten, stone marten beyaz gerdanlı zerdeva.... |
| | heat | (f). Isıtmak, ısınmak; kızdırmak, kızmak.... |
| | chantey, chanty | (i). heyamola şarkısı.... |
| | subcutaneous | s. deri altındaki; deri altına zerk olunan.... |
| | fluff | (i)., (f). hafif tüy kırpıntı; kuştüyü, yumuşak kürk; yüzdeki ince tüyler, ayva tüyü; (k).dili sahnede kötü okunan bir ... |
| | ruth | i., (eski) merhamet, acıma, şefkat; üzülme, acınma, yerinme, pişman olma.... |
| | colossal | muazzam kocaman çok büyük |
|
|