 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | dreadnought, naught | (i). kalın yünlü palto veya kumaş; (den). eskiden kullanılan ağır toplu bir deniz zırhlısı, dretnot; gözüpek kimse.... |
| | refrain | (f.), from ile kendini zaptedip çekmek, bir şey yapmaktan çekinmek, kendini tutmak, sakınmak.... |
| | inguinal | s. kasığa ait.... |
| | biddable | s. yumuşak başlı, muti, söz dinleyen; (briç) deklarasyon yapmaya müsait.... |
| | lunge | i., f. kılıç ile hamle; saldırış, hamle; f. eskrim veya boksta hamle etmek; saldlrmak, davranmak.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | sedefli | nacreous.... |
| | sorumsuz | irresponsible. errant. feckless. nonliable. unaccountable.... |
| | davranış | attitude. bearing. behaviour. comportment. conduct. course action. demeanour. deportment. fashion. kind act. melodrama. ... |
| | nitelik | quality. attribute. characteristic.... |
| | limuzin | limousin.... |
|
|
|
 |
|
 |
|