eniyisozluk.com

ç ğ ı ö ş ü

Sonuçlar

English Türkçe
1-during edat esnasında, zarfında, müddetince, de .



  Son aradıklarım / My last searchs
  Son arananlar / Last searchs
urselfEng > Tr09:33:26
FAKEEng > Tr20:05:33
poşibilitiesEng > Tr09:10:23
ÇĞIEng > Tr09:09:51
ALAYTr > Eng21:03:02
oto tamırEng > Tr17:23:48
kamılEng > Tr13:18:35
takdir etmekTr > Eng16:34:56
hakkını vermekTr > Eng16:34:34
uzatmakTr > Eng16:33:09
  En çok arananlar / Hit searchs
barışmak istiyorumTr >> Eng1
barışmak istiyorumEng >> Tr1
LOVEEng >> Tr1
I LOVE YOUEng >> Tr1
youEng >> Tr1
senTr >> Eng1
theEng >> Tr1
mantarTr >> Eng1
mankeyEng >> Tr1
ballEng >> Tr1



English Türkçe
promissory s. verilen sözü içine alan; sig. kontrat imzalandıktan sonra yapılacak şeyler hakkındaki (taahhüt). promissory note huk...

sniggle f., İng. yılan balığı yuvasına olta atarak avlamak; tuzak kurmak, tuzağa düşürmek....

warmonger i. savaşa kışkırtan kimse....

sclerosed s., tıb. anormal derecede katılaşmış, sertleşmiş....

focus (i). (çoğ. cuses, ci), (f). (ed veyased, ing veya sing) odak, mihrak: belirli bir noktayı iyi görebilmek için göz veya...

incarnadine s., f. ten renginde, pembemsi; kan kırmızısı; f. kızıla boyamak....

ignis fatuus bazı geceler bataklıklarda görülen ve organik maddelerin çürümesinden hasıl olan gazlardan çıkan ateşli buhar; aldatıcı...

bisect f. ikiye bölmek; geom. iki eşit parçaya ayırmak. bisection i. ikiye bölme. bisector i., geom. açıortay....

farmer (i). çiftçi; çiftlik sahibi veya kiracısı. farmer-general eski Fransa'da mültezim....

milage bak mileage

TürkçeEnglish
damping The reduction in amplitude of a wave due to the dissipation of wave energy....

ileri sürmek allege. adduce. assert. bring forward. contend. to bring forward s. maintain. make out. offer. propound. put forward. se...

kolaylıkla easily....

ayrılık difference. separation. separateness. remoteness. lack of accord. deviation. legal separation. contrast. detachment. dis...

ban To curse; to swear....

hipotez hypothesis....

yüz yüze face to face....

gün day....

ağızdan oral. word-of-mouth....

kehanet oracular sibylline soothsaying divination augury prophecy oracle prediction denouncement omen portent presage prognostic prognostication second sight vaticination