eniyisozluk.com

ç ğ ı ö ş ü

Sonuçlar

English Türkçe
1-ducky (s)., (argo) mükemmel, fevkalade; sevgili, aziz.
2-duck (i). ördek dişi ördek; Anatidea familyasından ördek; (ing.), (k.dili) sevgili yavru; sakat kimse veya şey, kolay ele geçirilebilen hedef; (A.B.D.), (ask). hem karada hem suda işleyebilen kamyon. duck and drake (veya) ducks and drakes suda taş kaydırma oyunu . duckboard (i). ıslak veya çamurlu yolda yürümek için döşenmiş bir iki sıra tahta. duck on the rock kaydırak oyunu. fine day for ducks yağmurlu hava. Iame duck (A.B.D.) yeni devre için seçilmemiş fakat kısa bir müddet için daha çalışan senato veya kongre üyesi. Iameduck (s). seçimden sonra eski üyelerin toplantısına ait. Iike water off a duck's back tesirsiz, etkisiz, sonuç vermeyen, faydasız .make ducks and drakes of (veya) play ducks and drakes with hesapsız para harcamak, har vurup harman savurmak. pintail duck kılkuyruk, (zool.) Anas acuta. shoveler duck kaşıkçın, (zool.) Spatula clypeata. take to it like a duck to water seve seve bir işe girişmek, kolay alışmak. duckling (i). ördek yavrusu, ördek palazı duck soup kolay iş.
3-duckweed (i). su mercimeği, (bot.) Lemna minör.
4-duck (f)., (i). başını veya vücudunu suya sokup çıkarmak, suya daldırmak; başını çabucak eğip kaldırmak; bir darbeden sakınmak; dalmak, batmak, başını eğmek, eğilmek; bir vuruştan kaçmak için süratle yana çekilmek; (i).eğilme, başını eğme; birden dalış, batış. ducking stool eski zamanlarda ceza olarak üzerine suçluların bağlanıp suya batırıldığı sandalye.
5-duckbill (i). vücudu kunduza benzeyen, ördek gibi gagası olan ve ayakları perdeli Avustralya'ya mahsus bir hayvan,(zool.) Ornithorhynchus anatinus.
6-duck (i). dok denilen bez, branda bezi.



  Son aradıklarım / My last searchs
  Son arananlar / Last searchs
I wroteEng > Tr11:55:16
dravEng > Tr12:05:47
terezEng > Tr22:12:05
trezTr > Eng22:11:42
wwwkurdistancomEng > Tr19:19:01
eniyisözlükcomEng > Tr19:18:10
çğiEng > Tr21:27:02
kaburgası kalınEng > Tr17:35:30
ZarTr > Eng01:32:21
ZarEng > Tr01:31:53
  En çok arananlar / Hit searchs
barışmak istiyorumTr >> Eng1
barışmak istiyorumEng >> Tr1
LOVEEng >> Tr1
I LOVE YOUEng >> Tr1
youEng >> Tr1
senTr >> Eng1
theEng >> Tr1
mantarTr >> Eng1
mankeyEng >> Tr1
ballEng >> Tr1



English Türkçe
pomeranian s.,i. Prusya eyaletlerinden Pomeranya'ya ait; i. Pomeranya halkından biri; Pomeranya kopeği....

underestimate f., i. değerinin altında paha biçmek; i. değerinin altında paha biçme....

phloem i., bot. damar dokularının kalburlu borular kısmı....

quarterback i. Amerikan futbolunda oyunu idare eden oyuncu....

emetic s., i. küstürücü, istifrağ ettirici (ilâç)...

iridescent (s.) gökkuşağı gibi renkleri olan, yanardöner. iridescence (i.) yanardönerlik....

liquefy f. eritmek, sıvı haline koymak. liquefac'tion i. sıvı haline koyma veya gelme. liquefi'able s. eritilebilir, sıvı halin...

yard i., f. avlu; odun deposu gibi üstü açık işyeri; istasyon çevresinde tren manevra yeri; kışın ormanda geyiklerin toplandı...

dichotomy (i). ikiye bölme; (astr). ay, Merkür veya Venüs kursunun yarısının ışıklı olması; (biyol). çatallı olma; (man). ikiye ...

ism özel bir doktorun veya meslek özellikle küçümseme anlamında

TürkçeEnglish
analizör analyzer....

söndürme extinction....

bozuk down....

annelik motherhood....

röntgencilik voyeurism....

masraf expense. cost. outlay. disbursement. outgo. drain on the purse. charge. damage. drain. expenditure. payment....

çırak apprentice. devil. help....

ulaşma accession....

isyancı mutineer. rebel. rebellious....

şerbet sherbet sorbet caudle