| English | Türkçe |
| continual | (s). sürekli, ardı arkası kesilmez, daimi, mütemadi; sık sık. continually (z). mütemadiyen.... |
|
| schizoid | s., i., tıb. şizofreni hastallğına ait veya ona benzer: sizofreniye eğilimli; i. Sizofren.... |
|
| enact | f. kanunlaştırmak; harekete geçirmek; karar vermek, hükmetmek; temsil etmek, canlandırmak, oynamak (rol). enactive s. y... |
|
| arglentiferous | (s). içinde gümüş bulunan.... |
|
| telegraphy | i. telgraf sistemi veya kullanma usulü.... |
|
| senna | i. çok ince dokunmuş ufak Acem halısı.... |
|
| borrow | f. ödunç almak, borç almak; mat. ödunç almak (çıkarma işleminde). borrow trouble önceden tasasını çekmek. borrowing i. b... |
|
| lesbos | i. Midilli'nin eski ismi. Lesbian s. Midilli'ye ait; Midillili.... |
|
| do | (i)., (müz). bir gamın birinci ve son notası.... |
|
| icon | eikon Ortodoks kilisesinde azizlerin resmi ikon resim heykel icon'ic azizlerin resimlerine ait |
|