| English | Türkçe | | secret | s., i. gizli, saklı, hafi, mektum; esrarlı; mahrem; i. sır, gizli şey; anlaşılmaz şey, muamma. secret police gizli pol... |
| | savant | i. alim, bilgin, hakim.... |
| | chalumeau | (i). klarnetin en pes perdesi.... |
| | frank | (f)., (i). postada ücretsiz gitmesi için mektubun üzerine imza atmak, (mektup, telgraf) parasız göndermek; muaf tutmak,... |
| | delimit | (f). tahdit etmek, sınırlamak, hudut tayin etmek.... |
| | pled | bak. plead.... |
| | udi | kıs. Unilateral Declaration of Independence.... |
| | unballasted | s., den. safrasız; denkleşmemiş, ayarsız.... |
| | crack | (i)., (f). çatlak, yarık; çatırtı, şaklama; hızlı darbe; aralık; (k.dili). birinci sınıf; (k.dili). kesin cevap; (k.... |
| | twankay | Çin'den gelen bir çeşit yeşil çay |
|
|