 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | stereobate | i., mim. temel. stereobatic s. temele ait.... |
| | imperious | s. mütehakkim, zorba, karşısındakilere söz hakkı ve davranış özgürlüğü tanımayan, müstebit; zaruri, çaresiz; kaçınılmaz... |
| | oakum | (i.) üstüpü, kalafat üstüpüsü. black oakum katranlı üstüpü.... |
| | hasbeen | (i.), (k.dili) etkisini kaybetmiş olan kimse veya şey, vakti geçmiş kimse veya şey.... |
| | zoom | f., i. vınlamak; foto. mesafeyi ayarlamak; i. ani yükseliş; zoom lens foto. mesafeyi ayarlayan mercek.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | üvey kardeş | half brother.... |
| | karasu | slow flowing water. glaucoma glokom.... |
| | Portekizli | Portoguese (people.... |
| | geçmek | pass beyond. pass. pass by. pass away. go by. expire. go. exceed. elapse. cross. surpass. leave behind. outrun. outdista... |
| | atlı | equestrian. horseman. rider. mounted. horse-drawn.... |
|
|
|
 |
|
 |
|