 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | open | f. açmak; işe başlamak; yaymak, sermek; umuma açmak; gevşetmek, çözmek; tiyatro mevsimini açmak; huk. davayı tekrar gö... |
| | presupposition | i.önceden farzedilen şey.... |
| | electrolysis | i. elektroliz, elektrikle çözüm, galvanik kuvvetle elemanlara ayırma; elektrikli iğne ile kıl veya ben yakma.... |
| | polyphony | i., müz. birbirine uygun muhtelif nağmelerin bir arada söylenmesi veya çalınması ile meydana getirilen ahenkli musiki... |
| | unmentionable | s., i. ağıza alınmaz, sözü edilmez; i., çoğ. iç çamaşırları.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | fire | shrinkage. outage.... |
| | köpüklü | forthy. foamy. sudsy. bubbly. fizzy. frothy. yeasty.... |
| | polimer | polymer.... |
| | tun | A weight of 2,240 pounds.... |
| | temel | basic. basis. foundation. basic principle. origin. basic fundamental. principal. chief. main. most important. footing. f... |
|
|
|
 |
|
 |
|