| English | Türkçe | | clump | (i)., (f). yığın, küme; (f). yığmak, kümelemek; ağır adımlarla yürümek.... |
| | unyoke | f. boyunduruğunu çıkarmak; boyunduruktan kurtarmak veya kurtulmak; ayırmak.... |
| | fell | (s). zalim, insafsız vahşi, korkunç; öldürücü. in one fell swoop bir hamlede, bir çırpıda.... |
| | orthodontics | i. dişleri koruma veya bozuklukları düzeltme ile uğraşan dişçilik dalı.... |
| | band | (i)., (f). şerit, bant, kordele; sargı; kemer; kayış; çizgi; (f). çizgilerle süslemek.... |
| | mistook | bak. mistake.... |
| | judah | i., K.M., tar. Yahuda.... |
| | male | s., i. erkek. male chauvinist kadınları hor gören erkek.... |
| | assignee | (i)., (huk). kendisine mal, hak ve yetki devredilen kimse.... |
| | flotilla | flotilla küçük filo |
|
|