| English | Türkçe |
| sheepshearing | (i.) kırkım. sheepshearer (i.) koyun kırkıcısı.... |
|
| hob | (i). (cin). play hob with karmakarışık etmek, altüst etmek. raise hob yaramazlık etmek.... |
|
| reasoned | (s.) akla dayanan, düşünüp kararlaştırılmış.... |
|
| tmesis | i. araya kelime karışmasıyle bileşik kelimenin kısımlara ayrılması (msl. whatsoever place yerine what place soever)... |
|
| wanting | s., (edat) eksik, noksan; (edat) -siz, eksik, az. wanting in noksan, eksik. be wanting in common sense sağduyudan yok... |
|
| cadi | (i). kadı.... |
|
| altogether | (z). bütün bütün, tamamen. in the altogether (k).dili çıplak, anadan dogma.... |
|
| ode | (i.) bir tür lirik nazım şekli, gazel; yüksek şeylerden bahseden vezinli veya vezinsiz uzun şiir; övgü, kaside; böyle şi... |
|
| reflexive | (s.), (i.), (gram.) dönüşlü; dönüşlü fiil.... |
|
| scissortail | Amerika'ya mahsus ve kuyruğu makas şeklinde olan bir cins sinekyutan |
|