| English | Türkçe | | regimentation | (i.) hepsini aynı şekle koyma; tasnif etme, sistematik şekle koyma; murakabeye tabi kılma.... |
| | ken | f. (-ned, -ning) İskoç, i. bilmek, anlamak, tanımak, tefrik etmek; iskoç, huk. mirasçı olarak tamnmak; i. görüş sahası... |
| | overflow | i. taşma; taşkın şey; çok bol şey; akaç.... |
| | reflux | (i.) geriye akış, cezir haline geliş.... |
| | mischievous | s. yaramaz, haylaz; zarar verici. mischievously z. yaramazca; zarar vermek niyetiyle; zarar verecek şekilde.... |
| | tremulous | s. titrek, ihtizazlı; ürkek, korkak. tremulously z. titreyerek. tremulousness i. titreklik.... |
| | friar | (i). bazı Katolik örgütlerinde rahip, frer. friary (s)., (i). frerlere ait; (i). manastır.... |
| | tender | i., den. yardımcı gemi; gemiye ait olup yolcuları sahile getirip götüren kayık; lokomotife bağlı kömür ve su taşıyan v... |
| | aitchbone | (i). sığır budu.... |
| | skillet | tava |
|
|