eniyisozluk.com

ç ğ ı ö ş ü

Sonuçlar

English Türkçe
1-digester (i). hazmettirici şey, sindirici şey; sıkı kapanan bir çeşit kimya kazanı.
2-dig (f). (dug, digging) kazmak, toprağı bellemek: kazı yapmak, hafriyat yapmak; dürtmek; (k).dili üzerinde düşünmek, kafa yormak: (A.B.D). argo anlamak, beğenmek; (mak). derin kesmek. dig in (ask). siper kazıp mevzi almak; kalmak niyetiyle yerleşmek. dig into çok çalışmak. dig out kazıp çıkarmak: ayrıntılarıyla incelemek. dig up kazıp çıkarmak: kazıp belleyerek toprağı havalandırmak.
3-digit (i). parmak; parmak genişliği (20 milimetre); sıfırdan dokuza kadar tam sayıların her biri.
4-digamma (i). en eski Yunan alfabesinde altıncı ve ibranice'de vav harfinin eşiti olan harf.
5-diggings (i). kazı yapılan yer; bu kazıdan çıkarılan şey; (ing)., (k).dili pansiyon.
6-dignity (i). kıymet, değer, kadir, itibar, şeref; paye, derece; vakar, asalet; mevki sahibi, ileri gelen kimse.
7-digastric (s)., (anat). iki karınlı. digastric muscle (anat). dar bir veterle iki kısma ayrılmış olan adale, iki karınlı kas.
8-digestion (i). hazım, hazım gücü, sindirim; kavrama, idrak etme; ısı ile yumuşatma.
9-digest (i). özet, hulâsa, fezleke, icmal: (huk). kazai içtihatlardan çıkarılan kuralların toplamı.
10-digger (i). toprak kazan kimse; toprak kazma aracı, hafriyat makinası, greyder.
11-digitalis (i). yüksükotu, (bot). Digitalis purpurea; (ecza). yüksükotunun kalp kuvvetlendirici olarak kullanılan yaprağı.
12-dignitary (i). rütbe veya mevki sahibi kimse, büyük adam, ileri gelen kimse.
13-dig (i). hafriyat, kazı; (k).dili iğneli söz, kinaye, dokunaklı söz. digs (i)., (çoğ)., (ing)., (k).dili pansiyon. take a dig at somebody yapmacık bir nezaketle başkasının kusurunu yüzüne vurmak.
14-dignify (f). paye vermek, itibar etmek, şeref vermek, değer vermek. dignified (s). vakur, asil, ağırbaşlı.
15-digraph (i). tek sesi temsil eden iki harf (head kelimesindeki ea gibi).
16-digress (f). dışına çıkmak, konudan ayrılmak. digression (i). konu dışı söz, arasöz. digressive (s). konu dışı, mevzu harici.
17-digamy (i). ikinci defa evlenme.
18-digestive (s)., (i). hazma ait, hazmettirici, midevi; (i). sindirimi kolaylaştıran ilâç. digestive system (fizyol). sindirim sistemi.
19-digital (s). parmağa ait, parmak gibi; on esaslı numara sistemine ait. digital computer çift rakamla kullanılan sayıcı hesap makinası.
20-diglot (s)., (i). iki dilde, iki dilli: (i). iki dilde yazılmış yazı veya kitap.
21-digest (f). sindirmek, hazmetmek: tasnif etmek, düzenlemek, tertip etmek: kavramak, idrak etmek, üzerinde düşünmek; (kim). ısı ile yumuşatmak. digestible (s). hazmedilebilir, hazmi mümkün, hafif. digest ibility (i). hazım imkânı.



  Son aradıklarım / My last searchs
  Son arananlar / Last searchs
poşibilitiesEng > Tr09:10:23
ÇĞIEng > Tr09:09:51
ALAYTr > Eng21:03:02
oto tamırEng > Tr17:23:48
kamılEng > Tr13:18:35
takdir etmekTr > Eng16:34:56
hakkını vermekTr > Eng16:34:34
uzatmakTr > Eng16:33:09
işbirliğiTr > Eng16:29:37
possibleEng > Tr16:27:04
  En çok arananlar / Hit searchs
barışmak istiyorumTr >> Eng1
barışmak istiyorumEng >> Tr1
LOVEEng >> Tr1
I LOVE YOUEng >> Tr1
youEng >> Tr1
senTr >> Eng1
theEng >> Tr1
mantarTr >> Eng1
mankeyEng >> Tr1
ballEng >> Tr1



English Türkçe
periosteum i. (çoğ -tea) anat. kemik diş zarı, periyost, simhak....

highrise (s)., (i). yüksek (bina, apartman)....

betelnut i. Doğu Hindistan'da yerlilerin çiğnediği fındığa benzer bir yemiş....

pounder i. bir libre ağırlığında olan herhangi bir şey; (bileşik kelimelerde) birkaç libre ağırlığı ile ilgisi olan şey: twelv...

prothalamium ,mion i. nikâh şerefine yazılmış şiir, evliliği kutlayan şarkı....

galop i süratli bir dans, galop dansı...

cellophane (i). selofan....

vertical s., i. düşey, dikey; tam tepede olan; bot. dikey; i. dikey çizgi, dikey düzlcm; dikey kiriş. vertical circle astr. ufu...

urticaria i., tıb. ürtiker, kurdeşen....

startling şaşırtıcı ürkütücü startlingly ürküterek şaşırtarak

TürkçeEnglish
sinik cynical. cynic....

aksak lame....

çöplük garbage dump. rubbish heap. filthy place. garbage pit. ash pit. dust heap. trash pile. trash dump. dumping ground. cessp...

ariyeten as a loan. for temporary use....

baş ağrısı headache....

çaktırmadan stealthily. on the sly. on the quiet. surreptitiously. secretly gizlice....

halbuki whereas. however. but. while....

sof Signature on file....

boş abortive. airy. bare. barren. blank. bubble. clean. clear. desolate. empty. free. futile. godforsaken. hollow. idle. ina...

mangal brazier