eniyisozluk.com

ç ğ ı ö ş ü

Sonuçlar

English Türkçe
1-devilish (s). şeytanî, şeytan gibi; melun; pervasız; (k).dili çok, fazla, aşırı. devilishly (z). şeytanca. devilishness (i). şeytanlık.



  Son aradıklarım / My last searchs
  Son arananlar / Last searchs
latterEng > Tr00:52:32
filing claimsEng > Tr00:03:32
debitEng > Tr23:49:23
indebtednessEng > Tr23:49:14
debit indebtednEng > Tr23:49:09
information letEng > Tr23:08:54
treasury enterpEng > Tr23:02:53
SEKSEng > Tr16:25:04
englisTr > Eng16:23:16
ıspanakzadeEng > Tr23:27:37
  En çok arananlar / Hit searchs
barışmak istiyorumTr >> Eng1
barışmak istiyorumEng >> Tr1
LOVEEng >> Tr1
I LOVE YOUEng >> Tr1
youEng >> Tr1
senTr >> Eng1
theEng >> Tr1
mantarTr >> Eng1
mankeyEng >> Tr1
ballEng >> Tr1



English Türkçe
hemoglobin (i). hemoglobin....

tuck f., i. içine tıkmak, içine sokmak, altına kıvırmak; kat kat edip küçültmek; sıkıştrıvermek, tıkmak; üstünü örtüp etrafı...

woofer i. alçak titreşimlli ses hoparlörü....

deliver (f). tevdi etmek, teslim etmek, bırakmak, vermek; kurtarmak, serbest bırakmak; çocuğu almak, doğurtmak; irat etmek, söy...

redress (f.), (i.) doğrultmak, tashih etmek, düzeltmek; hakkını yerine getirmek; tamir etmek; (i.) kusuru tashih etme; tamir, ı...

zygosis i., biyol. birleşme, döllenme....

always (z). daima, her zaman, her vakit; her defa, muntazam; evvelden beri, mütemadiyen, boyuna....

alogia (i)., (tıb).. konuşamazlık....

master f. yenmek, galip gelmek, hakkından gelmek; iyice öğrenmek; idare etmek, hakim olmak....

asphyxia tıb asfeksi oksijen yokluğundan ileri gelen boğulma nefes kesilmesi havagazından boğulma gibi

TürkçeEnglish
modem MOdulator/DEModulator A device that converts between digital signals from the computer and analog signals for communicat...

yaralamak bruise. chafe. hit. hurt. injure. lacerate. maul. prick. rasp. scotch. wound....

tüymek to slip away. to sneak off. to do a bunk. pike off. scram. scuttle. turn tail....

konumlamak to position....

şömiz book jacket....

izin allowance. consent. countenance. leave. licence. okay. permission. permit. sanction. ok. the go-ahead. license. discharg...

umacı chimera. ogre....

etkili drastic. effective. effectual. efficacious. forceful. forcible. hefty. influential. operative. potent. powerful. pronoun...

litre litre....

gereksinim requirement need necessity call lack want