| Son aradıklarım / My last searchs |
|
|
|
| English | Türkçe | | drive | (i). sürme, sürüş; araba gezintisi; araba yolu; hücum etme; (psik). itki; hayvanları toplayıp gütme; kuvvet nakli, işle... |
| | daltonism | (i)., (tıb). Dalton hastalığı, renk körlügü.... |
| | luncheon | i. hafif yemek, hafif öğle yemeği. luncheonette' i hafif yemeklerin satıldığı küçük büfe.... |
| | lex | i. (çoğ. leges) Lat kanun, kaide, usul. lex scripta yazılı hukuk, mevzu hukuk. lex talionis kısas usulü, misli ile muk... |
| | pica | i., tıb. tebeşir ve çamur gibi yenmez şeylere karşı duyulan anormal iştah.... |
| | engraving | i. oyma klişeden çıkarılan resim; hakkâklık, oymacılık; hakkâk işi.... |
| | strand | i., f. kenar, kıyı, sahil, yalı, yalı boyu; f. karaya oturmak; karaya oturtmak; zor durumda kalmak. be stranded karaya... |
| | biweekly | s., i. iki haftada bir vaki olan; haftada iki kere olan; i. iki haftada bir yayınlanan dergi veya bülten.... |
| | bisect | f. ikiye bölmek; geom. iki eşit parçaya ayırmak. bisection i. ikiye bölme. bisector i., geom. açıortay.... |
| | tollhouse | geçiş ücreti toplayan memurun kulübesi tollhouse cookie için de ufak çikolata parçaları bulunan fındıklı çörek |
|
|
| Türkçe | English | | nebi | prophet savacı.... |
| | tuz | salt. tablesalt. cruet. sodium chloride.... |
| | atık | waste.... |
| | jeofizik | geophysics.... |
| | yakarmak | bitten. anflehen.... |
| | joker | See Best bower, under 2d Bower. a person who enjoys telling or playing jokes a person who does something thoughtless or ... |
| | ask | To require, demand, claim, or expect, whether by way of remuneration or return, or as a matter of necessity; as, what pr... |
| | saksı | flowerpot. pot. chump. crock. jardiniere. noodle. sconce.... |
| | kötü niyetli | jaundiced. malevolent. malignant.... |
| | tanık | witness evidence attester deponent |
|
|
|