| English | Türkçe |
| mudslinger | i. genellikle politikada hasmına çamur atan kimse.... |
|
| incline | f. eğmek, yatırmak, meylettirmek; eğilmek, yatmak; meyletmek, istidat göstermek; sapmak, inhiraf etmek. incline one's ea... |
|
| reeve | (i.) dişi dövüşken kuş, (zool.) Philo machus pugnax.... |
|
| aperient | (s)., (i)., (tıb). müshil, laksatif; (i). müshil tesiri yapan ilaç veya yiyecek.... |
|
| shindig | (i.) ABD, argo danslı eğlenti.... |
|
| artistry | (i). sanatkârlık, sanat kabiliyeti , sanat eserleri; güzel sanatlarla meşgul olma.... |
|
| involvement | (i.) bağlılık, ilgi, alaka; karıştırılma, sarılma.... |
|
| barrow | (i). el arabası; ing. seyyar sebze ve meyva satıcılarının kullandığı itilerek yürütülen araba; Büyük Britanyada tarihten... |
|
| ralline | s., zool. su tavuğuna özgü.... |
|
| asset | mal kıymetli şey kıymetli vasıf |
|