| Son aradıklarım / My last searchs |
|
|
|
| English | Türkçe | | confederate | (s)., (i). müttefik, müttehit, birleşik; (i). suç ortağı. Confederate (s)., (i). Amerikan iç harbi sırasında Güney Eyal... |
| | elutriate | f. yıkamak, paklamak, yıkayıp tasfiye etmek. elutria'tion i. yıkayıp tasfiye etme.... |
| | eden | (i). Aden, cennet.... |
| | juju | i. Batı Afrika'ya ait muska; bu muskalara olan batıl itikatlar; bu muskalarla ilgili merasim.... |
| | rhodesia | i. Rodezya.... |
| | upstream | z.,s. akıntıya karşı; ırmağın yukan kısmına doru; s. ırmagın yukarısındaki.... |
| | furfur | i kepek (saçta)... |
| | ignorance | i. cehalet, cahillik. ignorant s. cahil, bilgisiz; bilmeyen; habersiz. ignorantly z. cahilce, bilgisizce; habersiz ola... |
| | supereminent | s. çok üstün. supereminence i. aşırı üstünlük. supereminently z. büyük üstünlükle.... |
| | marketable | satılabilir |
|
|
| Türkçe | English | | saadet | happiness. felicity.... |
| | işkembeci | tripe seller. tripe restaurant.... |
| | liberalleşme | liberalization.... |
| | gönderilmek | to be sent to. to be dispatched.... |
| | sömürü | exploitation.... |
| | filar | Of or pertaining to a thread or line; characterized by threads stretched across the field of view; as, a filar microscop... |
| | dip | A liquid, as a sauce or gravy, served at table with a ladle or spoon.... |
| | dinamizm | dynamism.... |
| | haylazlık | troublemaking. laziness. idleness. devilry.... |
| | açelya | azalea |
|
|
|