| English | Türkçe |
| slabber | bak. slobber.... |
|
| weak | s. zayıf, kuvvetsiz, mecalsiz, takatsiz; hafif, dayanıksız; metanetsiz; sebatsız; akılsız, şaşkın; eksik; hükümsüz; fot... |
|
| coordination, co-ordination | (i). tanzim, ahenk verme, düzenleme, tertip, tutarlılık, insicam.... |
|
| desperado | (i). gözü dönmüş haydut.... |
|
| palm | i. hurma ağacı; palmiye; hurma ağacının yaprağı veya dalı; zafer alameti; zafer. palm branch zafer alameti olan hurma d... |
|
| quaternion | i. dört şey veya kişiden ibaret takım.... |
|
| qulpu | i. eskiden Peru yerlileri tarafmdan bir yere haber gönderilirken habercinin ayrıntıları unutmaması için eline verilen ... |
|
| franchise | (i). oy verme hakkı; hükümet tarafından tanınan imtiyaz veya muafiyet, bu imtiyaz veya muafiyetin geçerli olduğu yer, m... |
|
| eft | (i)., (zool). ufak semender veya kertenkele.... |
|
| cavy | Güney Amerika'ya mahsus birkaç çeşit kobay zool Cavia cobaya |
|