| English | Türkçe | | imitate | f. taklit etmek, taklidini yapmak, benzetmek; bir kimseyi örnek tutmak. imitative s taklit kabilinden. imitatively ... |
| | appetizer | (i). iştah açan şey, çerez, meze, iştah açıcı içki, aperitif, açar.... |
| | peppery | s. biberli; sert, keskin; titiz, sert huylu, geçimsiz.... |
| | saurel | i. karagoz istavrit balığı, zool. Trachurus mediterraneus.... |
| | fulgent | (s). ,şiir çok parlak, şaşaalı.... |
| | trusty | s., i. güvenilir, sadık, emin; i. güvenilir kimse; güven uyandırdığından dolayı kendisine bazı özel haklar tanınan ma... |
| | kidneywort | i. saksıgüzeli, bot. Cotyledon umbelicus.... |
| | scuttle | i., f. kapaklı ufak delik; den. lomboz, ambar kapağı; deniz musluğu; f. deniz musluğunu açıp gemiyi batırmak.... |
| | conductance | (i)., (elek). iletkenlik, nakil kabiliyeti, isal.... |
| | arroyo | kuru vadi |
|
|