| English | Türkçe |
| salinity | i. tuzluluk, tuzluluk miktarı.... |
|
| suborbital | s. dünya çevresinde tam bir devir yapmayan (uydu, roket); anat. göz çukuru altındaki.... |
|
| vizor | bak. visor.... |
|
| report | f., i. söylemek, anlatmak, nakletmek; rapor vermek veya yazmak; resmen malumat vermek veya yazmak; haber yaymak; haber ... |
|
| waxwork | i. balmumu işi; balmumundan yapılmış insan heykeli; çoğ. balmumundan yapılmış insan heykelleri müzesi.... |
|
| brain | i. beyin dimağ; çoğ. kavrayış, zeka, akıl, zihin, kafa. brain child k.dili fikri eser, buluş. brain fever beyin humması.... |
|
| slippage | i. kayış mesafesi; hakiki ile farzedilen hız arasındaki kayma neticesi meydana gelen fark.... |
|
| beccafico | (i). italyada eti çok sevilen birkaç cins küçük kuştan biri; bir çeşit ötleğen.... |
|
| engarland | f. çelenkle süslemek, çelenk takmak.... |
|
| doctrinaire | kurama nazariyeci kuramsal nazari |
|