| English | Türkçe | | amah | (i). Uzak Doğu'da çocuk dadısı.... |
| | wringer | i. büken kimse veya şey; çamaşır mengenesi.... |
| | peltate | s., bot. sapma alt yüzünün ortasından bağlı (yaprak), kalkanımsı.... |
| | ebullient | (s). içi kaynayan, taşkın, coşkun, şevkli; kaynayan, taşan (sıvı) .ebullience, cy (i). kaynayıp taşma; coşkunluk, şevk... |
| | addict | (i). tiryaki, müptelâ kimse, bir şeye düşkün kimse.... |
| | rot | t. çürümek, bozulmak; çürütmek, bozulmasına sebep olmak.... |
| | citroneila | (i). merhem, sabun ve parfüm yaplmında kullanllan ve kokulu bir ottan çıkarılan yağ.... |
| | significance ,-cancy | i. manalı olma; anlam, mana; önem, ehemmiyet.... |
| | flotage | (i). yüzme, su üzerinde durma; su üstünde yüzen çöp ve enkaz; (den). geminin su üstünde kalan kısmı; yüzme gücü.... |
| | dessert | yemeğin sonunda yenen tatlı yemiş soğukluk dessert spoon tatlı kaşığı |
|
|