 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | subordinate | f. ikinci dereceye koymak; birinin emri altına koymak; tabi kılmak. subordina'tion i. ikinci derecede veya planda olm... |
| | curdle | (f). pıhtılaştırmak, pıhtılaşmak, kesilmek. curdle the blood korku ve dehşet vermek, kanını dondurmak.... |
| | cinquecento | (i). italyada 16. yüzyıl; 16. yüzyıl italyan sanat ve edebiyatı.... |
| | chili | (i). kırmızı biber, (bot). Capsicum frutescens. chili con carne kıyma, kırmızı biber ve kuru fasulyeden yapılmış bir y... |
| | fissure | (i)., (f). yarık, çatlak, rahne; yarma; (tıb). fisur, cilt veya mukozanın hafifçe veya yüzeysel olarak çatlaması; (f).... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | ardiye | warehouse. storehouse depo. antrepo.... |
| | feodal | Feudal.... |
| | boca | Building Officials and Code Administrators.... |
| | kibernetik | cybernetics.... |
| | izleyici | spectator. viewer. spectator seyirci. onlooker seyirci. tracer.... |
|
|
|
 |
|
 |
|