 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | whale | i., f. balina, zool .Cetacea; k.dili. çok iyi şey, çok buyük şey; f. balina avlamak. a whale of a hayli, pek çok, oldu... |
| | sludge | i. sulu çamur; su yüzündeki buz parçalan; çöp; lağım deliği çamuru. sludgy s. çamurlu.... |
| | gravamen | (i.), (huk.) kabahatin esasını teşkil eden şey .... |
| | cusp | (i). zirve, uç; (astr). yeni ayın sivri uçlarından her biri; (geom). iki eğrinin birbirlerine teğet oldukları nokta; (m... |
| | riot | i., f. gürültü, patırtı, velvele, şamata, hengâme; kargaşalık; baş kaldlrma,isyan, ayaklanma; cümbüş, eğlenti; f. gürült... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | sportmen | sportsman. gentlemanly player. athleté.... |
| | az | few. inconsiderable. little. low. meager. narrow. poor. remote. scant. scanty. short. skimpy. slender. spare. tenuous. s... |
| | kalınlık | thickness. coarseness. deepth.... |
| | beslenmek | to be nourished. to take nourishment.... |
| | karaktersiz | unprincipled. worthless. characterless.... |
|
|
|
 |
|
 |
|