| English | Türkçe |
| mousehole | i. fare deliği; çok ufak delik.... |
|
| uncinariasis | i. bağırsaklarda kancalı kurt hastalığı.... |
|
| sophistic,-tical | s., i. sofistçe, safsata kabilinden; i. sofistlerin sanat veya yöntemleri. sophistically z. sofistçe davranışlarla. so... |
|
| roughhew | f. keresteyi veya taşı kabaca yontmak.... |
|
| stun | f. (-ned, -ning) i. sersemletmek; şaşırtmak, afallatmak; şaşkına çevirmek; i. sersemletici darbe; şok; sersemleme, afa... |
|
| gramophone | (i.), (İng.) gramofon, fonograf, pikap.... |
|
| barb | (i)., (f). olta çengeli; ok ucu; kanca; kuş tüyünün bir kılı; (bot)., zool. sakala benzer kısım; kısa ve kalın gagalı gü... |
|
| sunglasses | i., (çoğ.) güneş gözlüğü.... |
|
| millimicron | i. bir milimetrenin milyonda biri.... |
|
| gyre | şiir dönüş dönme deveran daire şekli zemberek şekli dönmek devretmek |
|