 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | soapbox | i. sabun sandığı; sokakta nutuk çekenlerin üstüne çıktığı sandık. soap box derby A.B.D. çocukların kendi yaptıkları a... |
| | cilia | (i)., (çoğ)., (tek -ium). kirpikler; (zool). tek hücreli hayvanlarda görulen ve hareketi sağlayan kısa tüyler; (bot). ... |
| | stripling | i. delikanlı, genç adam, çocuk.... |
| | computer | (i). kompüter, hesap eden kimse; elektronik hesap makinası,elektronik beyin. computer hardware kompüterin esas kısımları... |
| | stramonium , stramony | i. tatula, bot. Datura stramonium; tatula. yapraklarından yapılan müsekkin ilaç.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | baskın | raid. unexpected visit.... |
| | tender | To have a care of; to be tender toward; hence, to regard; to esteem; to value. ship that usually provides supplies to ot... |
| | rücu hakkı | right of recourse. right of avoidance. right of cancellation.... |
| | fırttırmak | to go crazy. to go nuts.... |
| | su sineği | wet fly.... |
|
|
|
 |
|
 |
|