 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | marinate | f. (eti yumuşatmak için) zeytinyağlı salamurada bırakmak.... |
| | muzzle | i., f. hayvanın çıkıntı hâsıl eden ağzı ile burnu; (hayvanın ısırmaması için ağzına geçirilen) ağızlık; top veya tüfek... |
| | superstructure | i. temel üzerine kurulan bina, ilâve kat; zemin katı üzerinde bulunan binanın tümü; üst yapı; üst kademe; ilişkiler; de... |
| | antimacassar | (i). yüksek arkalıklı sandalyede oturulunca başın geldiği kısmı örten bez parçası; koltuk örtüsü.... |
| | mindblowing | s., i., (argo) sanrı uyandırıcı; çıldırtıcı; i. sanrılama.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | komplike | complicated. complex. sophisticated. confusing.... |
| | beşer | man. mankind insanoğlu. insan.... |
| | yağmurluk | anorak. macintosh. mackintosh. raincoat. rainproof. slicker. trench coat. waterproof.... |
| | varsayım | conjecture. hypothesis. presumption. supposition. hypothesis hipotez. faraziye. assumption.... |
| | çekelemek | hitch.... |
|
|
|
 |
|
 |
|