 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | shallow | (s.), (i.), (f.) sığ; sathi, yüzeysel; (i.) sığ yer, kumsal; (f.) sığlaştırmak. shallow breathing soluma.... |
| | dispel | (f). (pelled pelling) dağıtmak, defetmek, gidermek.... |
| | nod | (f.) (ded, ding) (i.) kabul veya doğrulama ifade etmek için başını eğmek; (uyuklarken) başı öne düşürmek; dikkatsiz davr... |
| | rival | i., s., f. rakip; s. rekabet eden; f. rakip olmak, rekabet etmek, geçmek için rekabet etmek. rivalry i. rekabet.... |
| | pun | i., f. (-ned, -ning) kelime oyunu, cinas; f. kelime oyunu yapmak, nükteli söz söylemek.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
|